14 Temmuz 2011 Perşembe

Shintaro Ohata











 

Dileğin Gerçekleşmediğinde

Başına ne gelirse gelsin,karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi,dileği gerçekleşmediğin de de şükredebilendir.
Şems-i Tebrizi.

Beton Filozofu

Anthology Of The Day

Magma - Ork Alarm
Jane's Addiction - Jane Says
Cream - Rumblin' Tumblin'
Fletcher Henderson - You Rascal You
Uriah Heep - Rainbow Demon
Petrojvic Blasting Company - The Hungry Klezmorim
Bunny Berrigan - Jazz Me Blues
Jimmy Dorsey - Tangerine
The Tallest Man On Earth - The Blizzards Never Seen The Desert Sand
T-Rex - Planet Queen
The Hellblinki Sextet - Halloween Ouverture
Motorama - Lantern
Sergei Prokofiev - The Fight
She Wants Revenge - Tear You Apart
Caravan - In The Land Of Grey and Pink
Genesis - The Lamb Lies Down On Broadway

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Hiçbiri

Formlar, benlik/ruh değildir; algılama benlik değildir, kavrayışlar benlik değildir, mental oluşumlar ve hisler de "ben" değildir, hiçbiri "ben"/"ruh" değildir, bunların hepsi değişime tabiidir ve kalıcı değildir.
Gautama Buddha

Dmitriy Lyalyakov


Andy Thomas





 

Nehrin Kıyısında

İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.
Gautama Buddha

Peşimizdeki Düşünceler

Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.
Gautama Buddha

12 Temmuz 2011 Salı

Yeryüzünde Dağılmışlar

YORT SAVUL

Arif Çağlar için

1. Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!
En geniş zamanlı bir şiir yazacağız

2. Harbi karşılık verecek ama herkes
Göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya:

3. Bir, Yeryüzünde nasıl dağılmıştır
Tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar?

4. İki, Daha yavuz bir belge var mıdır ha
Gerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden?

5. Üç, Boğaziçi bir İstanbul ırmağıdır
Nice akar huruc alessultanlarda bayraksız davulsuz?

6. Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken üç ağır yıldız
Sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yoluk

7. Çocuklar! ile bile muhbirler! ve bütün ahali!
Hep birlikte, üç kez, bağırarak, yazınız

8. Kurşunkalemle de olabilir
Yort Savul!

Ece Ayhan

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Distopya Günlüğü - Bir Öğreti

Bir yere sadece deja-vu yüzünden gittiğinizi, bir şeyleri sadece o nedenle yaptığınızı bilin. Yaşanmışı taklit etmekten başka bir şey yaptığımız yok anlamsızlıkta asılı kaldığımızdan beri. Bu döngünün dışına çıkmak için iki yol var. Ya tamamen unutacaksınız ki bu ölümle eşdeğerdir. Ya da ne zaman neyi neden yaptığınızı önceden bilerek kaderin akışını değiştireceksiniz. Birincisi kolay, ikincisi imkansızdır. Ve seçim yapmak için fazla vaktiniz yok.
Yehu Metta

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Halkın Geleceğe Yolculuğu

Düşünce Daima - Tahir M. Ceylan

Aşk, ortak benlikteki eriyik yapıyı, dış dünyada eriyerek bütünleşmek biçiminde taklit ettiği için vazgeçilmezdir
Her şeyi birkaç defa kontrol etmeden rahat edemeyen insanlar, çocukluklarında arkalarına öngörülebilir ve sürdürülebilir bir anne desteği alamamışlardır, onun için yetişkinliklerinde kendilerine güvenli bir zemin sağlayacak mekân, insan ve olayların sağlamlığını sık sık kontrol etme ihtiyacı duyarlar
Bir bebeğin/çocuğun hayatında ortaya çıkan herhangi bir ihtiyaç hangi yaşta karşılanmamaya başlamışsa, o yaşın o ihtiyacı telafi yöntemi sonraki yaşların hastalığı olur
Günümüz toplumları kum yığını haline gelmiştir; insanların birbirine tutunmadığı, tanelerin yapışıp bütün olmadığı, içinde dostluk, insanlık duygusu gibi mukavim çekirdeklerin, sıkı damarların kalmadığı, derininde sevgi, fedakârlık, inanç gibi yumuşak, kıvıl kıvıl solucanların yaşamadığı bir kum yığını; ortasında da donuk yüzlü elektronik bir göbek taşı, iletileri toplayan, dağıtan, geri yansıtan, bir başka taneyle ancak onun aracılığıyla ilişki kurulan, o ortadan kalktığında ilişkinin kırıntısı bile kalmayan ve hayatı bu kadarla tanımlayan, tamamlayan bir kum yığını... Ve bir kum fırtınası bekliyorum, bu yığını yeryüzünden boşluğa savuracak ve geride elektronik bir çakıl taşı bırakacak...
Gerçek kurum kendine toplumsal gereksinimin azalması yönünde, sahte kurumsa artması yönünde çalışır

Joe Strummer's Childhood



For Other Content

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Sanal Ortamın Punk Kanadı - Anonymous

New York Üniversitesi Medya Araştırmaları Bölümünde görevli antropolog Gabriella Coleman hackerların dünyasını hem bir kültürün parçası hem de siyasi bir etkinlik alanı çerçevesinde inceliyor. Coleman, hacker grupları içinde doğan ve ardından sosyal hareketlere yayılan deneyimlerin önemine vurgu yaparak, enformasyona dayanan toplumlarda hackerların önemli bir grubun temsilcisi olduğunu söylüyor. - Kapitalist dünyada hackerların rolü nedir?
COLEMAN - İtalyadaki hackerlar örneğindeki gibi Avrupada çok güçlü antikapitalist bir gelenek mevcut. İspanya ve Hırvatistanda da bu gelenek gözleniyor. ABDde ise bu türden gruplar marjinal düzeyde ve azınlıkta; özgür software söyleminin, temelde kapitalizme karşı mücadele etmek için doğmuş olmasa da her şeyi özelleştirmeyi hedefleyen neoliberal hareketlere karşı bir eleştiri getirdiği söylenebilir.
- Hacker sizin için neyi ifade ediyor?
- Hackerlık yapmak isteyen ama politikanın dışında kalmayı yeğleyen çok sayıda hacker var. Ama bütün hackerlar siyasi boyutlu tekniklere başvurduğu için hemen hepsi siyasetle yüzleşiyor. Bu, siyasi olmadıklarını söyleyen hackerlar dikkate alındığında önemli bir saptama. Hackerlar arasında birbirinden çok farklı siyasi tablolar mevcut, bu farklı kişiler her şeye karşın yapılması gerekenler konusunda canlı bir tartışma yürütüyor.
- Sizin, sosyal faaliyetler açışından bakıldığında ilerici ve direnişçi yönleri öne çıkan, tercih ettiğiniz bir hacker grubu var mı?
- Özgür softwarein pratik anlamda değişimlere etki yapmasa da entelektüel düzlemde tartışmalara yeni bir boyut kattığını düşünüyorum. Ünlü hacker grubu Anonymous hoşuma gidiyor. Anonymousu yüzde yüz hacker olarak tanımlamak da doğru değil aslında, biraz sanal ortamdaki aktivistlerin punk kanadını temsil ediyor. Yaptıkları her şeyi paylaşmasam da 360 derece açıklıktan yana olmaları muhteşem!..
- Hacker hareketini nasıl bir gelecek bekliyor?
- Hacker hareketi dünyayı kurtarmasa da önemli bir konuma sahip olacak. Bugünlerde yaşananlar 20 ve 30 yıl sonrasının geleceğini değiştirecek. Yeterince dikkat etmezsek neler olup bittiğini kavramakta güçlük çekebiliriz. Hackerlar kalıcı olmak için buradalar.
(ALIAS/ il Manifesto gazetesinin Cumartesi eki / 25 Haziran Çeviriler: Aslı Kayabal )

Zindan Büyümesi - Adalet Kıyımı

AKP iktidarlarında hem tutuklu hem mahkûm sayısındaki artış çok dikkat çekici. 2005’te 56 bini ancak bulan tutuklu ve mahkûm sayısı, 2006’da 70 bini, 2007’de 91 bini, 2008’de 103 bini aştıktan sonra 2009’u 116 binin üstünde kapamıştı. 2010’un Eylül ayı sonunda sayı 120 bini geçerken 2011 Mayıs ayında 123 binin üstünde. 2000-2005 döneminde ancak yüzde 10 olan tutuklu ve mahkûm sayısındaki artış, 2006-2011 döneminde yüzde 70in üstündedir. Zindan büyümesi çok çarpıcıdır!.. İçeri alınanlarile ilgili bu tırmanış, nüfus artışlarının çok üstünde ve ayrı bir araştırmayı gerektiriyor.
Temel çarpıcılık tutuklu oranıyla ilgilidir. Demokratik ülkelerde dört duvar arasındakilerden tutukluların oranı yüzde 30’u aşmazken bizde 12 Eylül darbe yılında yüzde 55’i geçmiş, 1990’da yüzde 33’e inse de sonraki yıllarda tekrar yüzde 50’leri aşmış, 2011’de ancak yüzde 43.4’te durabilmiştir.
Bu yılın mayıs ayı sonu itibarıyla 70.7 bin hükümlüye karşılık 54.2 bin tutuklunun dört duvar arasında bulunduğu görülüyor. Bu ne demektir? Adalet karşısına çıkma durumunda kalanların yüzde 43.4’ü hâlâ ceza almamış ama yine de içeride”. Tutuklama kararı, ceza değil bir önlem. Bu önlemin kurallaştırılması değil, istisna olması gerekiyor. Ama adalet terazisinde dikkatlice tartılıp verilmesi gereken bir yargı kararı, yıllardır keyfi bir biçimde, kural haline getirilmiş durumda.
Yine adalet istatistikleri gösteriyor ki, açılan davaların ancak yüzde 40 kadarı mahkûmiyetle sonuçlanıyor. 2009’da sonuçlandırılan her 100 davadan ancak 38’i mahkûmiyet ile sonuçlanmış görünüyor. Davaların yüzde 19’u beraat, diğerleri davanın düşmesi, davanın reddi, yetkisizlik ve benzeri kararlarla sonuçlanmış. Yani, sonuçta çoğu insan tutuklu olarak, yattığıyla kalmış.

Mustafa Sönmez'in Para Meta Para köşesinden alınmıştır.

Santiago Ydañez



1 Temmuz 2011 Cuma

Alexander Danilov






Alexander Danilov was born in Donetsk (USSR) in 1963.

Gerçekliğe Rötuş

Gerçekliğin çoğu kez uydurmaya, uydurulmaya ihtiyacı vardır, hakikat olabilmek için... Yani akla yakın, inanılabilir olmak için...
Jorge Semprun

Hortlaklar

Ölüm bizim sadece yan yana bulunduğumuz, sıyırtıp geçtiğimiz, sağ çıkılan bir kazadan kurtulur gibi urğayıp da sağ kaldığımız bir şey değil. Bizler onu yaşadık. Biz kurtulanlar değil, mezardan geri dönenleriz; hortlaklarız yani.

Jorge Semprun
1942-45 Buchenwald  Toplama Kampı