Felsefeciler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felsefeciler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2013 Salı

The First Revolt


The first revolt is against the supreme tyranny of theology, of the phantom of God. As long as we have a master in heaven, we will be slaves on earth.

 Mikhail Bakunin

 En başta, ilâhiyatın ilâhî zorbalığına, Tanrı’nın hayaline başkaldırmak gerekir. Gökyüzünde bir efendimiz bulunduğu sürece yeryüzünde kölelikten kurtulamayız.”

23 Mayıs 2013 Perşembe

Ultralong Zen Koan

The greatest wisdom is to make the enjoyment of the present the supreme object of life; because that is the only reality, all else being merely the play of thought. On the other hand, such a course might just as well be called the greatest folly: for that which in the next moment exists no more, and vanishes utterly, like a dream, can never be worth a serious effort.

Arthur Schopenhauer

3 Mayıs 2013 Cuma

The Same Foul-smelling Manure

All idealists imagine that the causes they serve are fundamentally better than any other causes in the world, and they refuse to believe that if their cause is to flourish at all it requires precisely the same foul-smelling manure that is necessary to all other human undertakings.

Friedrich Nietzsche

1 Nisan 2013 Pazartesi

The Less You Are


The less you eat, drink and read books; the less you go to the theatre, the dance hall, the public house; the less you think, love, theorize, sing, paint, fence, etc., the more you save-the greater becomes your treasure which neither moths nor dust will devour-your capital. The less you are, the more you have; the less you express your own life, the greater is your alienated life-the greater is the store of your estranged being.

4 Mart 2013 Pazartesi

We

To say 'we' and mean 'I' is one of the most recondite insults.
Theodor Adorno

5 Şubat 2013 Salı

Confucius said:

If you don’t talk with those you should talk to, you lose people. 
If you talk with those you shouldn’t talk to, you lose words. 
Wise people do not lose people, nor do they lose words.”

24 Kasım 2012 Cumartesi

Que Font Les Artistes Modernes? - Jean Baudrillard


Mais si on y réfléchit bien, que font les artistes modernes de toute façon? Est-ce que tout comme les artistes de la Renaissance pensaient faire de la peinture religieuse et peignaient en fait des œuvres d’art, nos artistes modernes qui pensent produire des œuvres d’art, ne font pas tout autre chose? Est-ce que les objets qu’ils produisent ne sont pas tout autre chose que l’art? Des objets-fétiches par exemple, mais des fétiches désenchantés, des objets purement décoratifs á l’usage temporel (Roger Caillois dirait, des ornements hyperboliques). Des objets littéralement superstitieux au sens où ils ne relèvent plus d’une nature sublime de l’art et ne répondent pas moins l’idée et la superstition de l’art sous toutes ses formes. Des fétiches donc, de même inspirations que le fétichisme sexuel, qui lui aussi est sexuellement indifférent : en constituant son objet en fétiche, il dénie á la fois la réalité du sexe (qui, elle, bien sûr, est asexuée). De la même façon, nous ne croyons plus en l’art, mais seulement en l’idée de l’art (qui elle-même, bien sûr, n’a rien d’esthétique.)

What is it that modern artists do?
"If you really think about it, what is it that modern artists do? Like the Renaissance artists who thought they were painting religious pictures but in fact were making works of art, are our modern artists, who think they are making works of art, actually doing something else? Are the objects they produce not perhaps something else entirely? Like fetish objects, for example? – Demystified fetishes, though, purely decorative objects for secular use (Roger Caillois might say 'hyperbolic ornaments'). Objects of superstition in the literal sense that they no longer depend upon the sublime nature of art and no longer correspond to a profound belief in art, yet continue nevertheless to perpetuate the idea, the superstition of art in all its forms. Fetishes, therefore, of the same inspiration as sexual fetishism, which is itself sexually neutral: by making its object a fetish, it simultaneously denies the reality of sex and of sexual pleasure. It does not believe in sex: it believes only in the idea of sex (which in itself is, of course, asexual). In the same fashion, we no longer believe in art, but only in the idea of art (which in itself, of course, has nothing aesthetic about it)

16 Ekim 2012 Salı

Sinirler Bozuk

"İşinizin çok önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu sinirlerinizin ciddi biçimde bozulduğunun en açık göstergesidir."
Bertrand Russell

One of the symptoms of approaching nervous breakdowns is the belief that one’s work is terribly important. If I were a medical man, I should prescribe a holiday to any patient who considered his work important. 

L’un des symptômes d’une proche dépression nerveuse est de croire que le travail que l’on fait est terriblement important.

29 Eylül 2012 Cumartesi

Sizi Gidi Köpekler!

Köpekler kurtlardan nasıl nefret ederse, işte öyle nefret eder halk da özgür ruhlu kişiden; zincirlerin düşmanından, tapınmayandan, ormanı mesken edinenden.

You Dogs!
But he who is hated by the people, as the wolf by the dogs, is the free spirit, the enemy of fetters, the non-adorer, the dweller in the woods.
Mais celui qui est haï par le peuple comme le loup par les chiens : c’est l’esprit libre, l’ennemi des entraves, celui qui n’adore pas et qui hante les forêts. Friedrich Nietzsche

26 Aralık 2011 Pazartesi

Ağırlık Noktasında Kayma

Sonradan Muhammed'in Hristiyanlıktan aldığı tek şey neydi?
Paulus'un icadı; onun, rahip tiranlığı için, sürü oluşturmak için kullandığı araç, ölümsüzlük inancı, yani, «yargılama» öğretisi...
Yaşamın ağırlık noktası yaşamın içine değil, "öte" ye yerleştirilince, yani hiçliğe, o zaman, yaşamın ağırlık noktası toptan kaldırılmış demektir.

Nietsche

20 Ekim 2011 Perşembe

Dışarısı Sıcak İçerisi Soğuk

Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur, içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.
Carl Gustav Jung

11 Ekim 2011 Salı

Ortak Bilincin Küçük Kusurları

Her insan kusurunu, hatasını ve suçunu hoşgörüyle karşılamalı, karşımızda yalnızca kendi kusurlarımız , hatalarımız ve suçlarımız olduğunu akıldan çıkarmamalıyız. Çünkü bunlar yalnızca bizim de bir parçası olduğumuz insanlığın hatalarıdır ve bundan dolayı hepimizin içinde aynı kusurlar vardır. Sırf o sırada bizde görünmüyorlar diye bu suçlar yüzünden başkalarına kızmamalıyız.
Schopenhauer

23 Eylül 2011 Cuma

Önemli Bir İcat

İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki,
canlılar arasında yalnız o,
gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır.

Friedrich Nietszche

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Düşünce Daima - Tahir M. Ceylan

Aşk, ortak benlikteki eriyik yapıyı, dış dünyada eriyerek bütünleşmek biçiminde taklit ettiği için vazgeçilmezdir
Her şeyi birkaç defa kontrol etmeden rahat edemeyen insanlar, çocukluklarında arkalarına öngörülebilir ve sürdürülebilir bir anne desteği alamamışlardır, onun için yetişkinliklerinde kendilerine güvenli bir zemin sağlayacak mekân, insan ve olayların sağlamlığını sık sık kontrol etme ihtiyacı duyarlar
Bir bebeğin/çocuğun hayatında ortaya çıkan herhangi bir ihtiyaç hangi yaşta karşılanmamaya başlamışsa, o yaşın o ihtiyacı telafi yöntemi sonraki yaşların hastalığı olur
Günümüz toplumları kum yığını haline gelmiştir; insanların birbirine tutunmadığı, tanelerin yapışıp bütün olmadığı, içinde dostluk, insanlık duygusu gibi mukavim çekirdeklerin, sıkı damarların kalmadığı, derininde sevgi, fedakârlık, inanç gibi yumuşak, kıvıl kıvıl solucanların yaşamadığı bir kum yığını; ortasında da donuk yüzlü elektronik bir göbek taşı, iletileri toplayan, dağıtan, geri yansıtan, bir başka taneyle ancak onun aracılığıyla ilişki kurulan, o ortadan kalktığında ilişkinin kırıntısı bile kalmayan ve hayatı bu kadarla tanımlayan, tamamlayan bir kum yığını... Ve bir kum fırtınası bekliyorum, bu yığını yeryüzünden boşluğa savuracak ve geride elektronik bir çakıl taşı bırakacak...
Gerçek kurum kendine toplumsal gereksinimin azalması yönünde, sahte kurumsa artması yönünde çalışır

13 Haziran 2011 Pazartesi

Zalim ve Madrabaz Hainlerin Dünyası

Cahil bir toplum,özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak,okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! Böyle bir seçimle iktidara gelenler,düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir...

Nietzsche

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Kitle İletişim Araçları Niçin Vardır?

…Simülasyon evreninde toplumsal yoktur, toplumsal-ötesi yani bir ‘kitle’ vardır. Kitle, toplumsalın içi boş ve kendinden geçmiş, anlamını yitirmiş biçimidir. Simülasyon evreninde politika yoktur, politika-ötesi vardır, yani politikanın anlamsızlaşmış, içi boş ve kendinden geçmiş biçimi vardır. Simülasyon evreninde kültürel yoktur kültürel-ötesi vardır, yani kültürel olanın anlamsız, içi boş ve kendinden geçmiş hali vardır. Bu evren bir görünümler evrenidir yani gerçekliğin egemen olduğu evrende bir biçim ve içeriğe sahip olan göstergeler (gösterge: gösteren/gösterilen) bu evrende içeriklerini yitirmişler ve kendilerine rağmen ya da sözde birer gösterge olarak adlandırılabilecek birer görünüme dönüşmüşlerdir. Göstergelerin işlevleri vardır, oysa görünümler işlemseldir. Hiçbir anlamları olmadığı halde onlara anlamları varmış işlemi yapılmaktadır. Buna karşın görünümler müstehcen, ayartıcı olabilirler. Çünkü bu evrende geçerli olan hiçbir politik, ekonomik, toplumsal ve kültürel ideolojik ahlak bulunmadığından sistem kendi varlığını (yani bu ahlaksız, müstehcen ancak ayartıcı görünümünü) koruyabilmek için herkesin ahlaksızlaşmasına, müstehcenleşmesine ‘ve öyleyse ayartıcı olmasına’ çanak tutacaktır. Kitle ileti(şi)m araçları bunun için vardır...
Öte yandan bir simülasyon evreninde, devrimci denilebilecek dışadönük patlamaların gerçekleşmesi söz konusu değildir. Çünkü bu evren bir hiperuyumluluk, kendi üstüne kapanma ve için için kaynama evrenidir. Sistemin ancak bu yoldan sona erdirebileceği düşünülmektedir. Bu bir tür bilinçli bir yumuşak intihar gibidir…
Baudrillard

20 Mayıs 2011 Cuma

Uykunun Sızdırdığı Sözler

Gerçeği insan hafızasındakiler kadar yaşar, beyninin daha derin katlarındakiler kadar değil.

Nesneleri anlamak için sadece nesneler yetmez, onların öncesi ve sonrası da gerekir.

Yapıcı olmak için yansızlaşmak gerekir

Taklit, bütünleşme yanılsaması yaratarak var olmayanın varoluşunu destekler

Dağ baba, ana tarla, gençlik at, bebek denizdir, dere hepimiz, su içimiz, ev cinselliktir

Benim beynim kendini ve bedenini, yanı sıra karşısındakinin beynini ve bedenini kullanıyor ve başkasının beynine kendini ve bedenini kullanma izni veriyor; aramızdaki ortaklık böyle sağlanıyor, sorun bu izin verilmediğinde çıkıyor, bu bir sorundur çünkü insanların bizde doğmadan önce bile hakları ve payları var

İyi ki analar babalar bizi çok sevmiyor da başkalarına gidiyoruz

Yankesiciler en çok parti mitinginde cepçilik yapar, boş vaatleri alkış için eller kalktığında cepler korumasız kalır ve sandıktan sonra gidecek paralar daha meydanda gitmeye başlar

İnsanların kendine karşı değil insana karşı cesareti var, halbuki ilki olsaydı, olaylara karşı da cesareti olurdu

Çıngıraklı bir topla körlere futbol oynatmak, dünyanın halini analoji ile anlatmakta iyi bir yol.

(Tahir M. Ceylan - Aylak Bilgi)

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Düşmanın Tanımı

Manevi yanları en güçlü olan insanlar öbürlerinden kat kat daha büyük trajediler yaşar. Kesinlikle bu sebeptendir ki; yaşamı onurlandırırlar. Çünkü yaşam onlara en dehşetli silahlarıyla saldırır.

Friedrich Nietszche

26 Mart 2011 Cumartesi

Gazete Satın Alma Özgürlüğü

"Bütün dünyada, nerede kapitalist varsa orada basın özgürlüğü; gazete satın alma özgürlüğü, yazar satın alma özgürlüğü, rüşvet, halkın görüşünü satın alma ve burjuvazinin yararına saptırma özgürlüğü anlamına gelir."
V.İ.LENİN