Müzisyenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzisyenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Şubat 2016 Salı
11 Ocak 2016 Pazartesi
David Bowie
10 Şubat 2014 Pazartesi
5 Şubat 2014 Çarşamba
14 Ağustos 2013 Çarşamba
The Wall
Waters is unwilling to draw conclusions from his criticisms of capitalism and the government. He does not want to lean too far in any one direction. Waters carefully prepares the concert’s projections to give equal consideration to American soldiers who have died in the wars and to civilian victims. Along with the cross, Star of David and the dollar sign, he shows B-52s dropping crescent moons and hammer and sickles! This can only confuse the audience. What exactly is to replace the chilling slavery and mayhem that Waters so boldly presents to the audience as their reality? What action can we take? Certainly The Wall’s unaltered conclusion, that “the bleeding hearts and the artists” in their “ones” and “twos” are burdened with task of correcting the world, is inadequate and irresponsible to suggest. Why bring audiences together and rip part of the façade off capitalism only to tell the audience that there is nothing for them to do—that, as the New Left used to say, “all ideologies are wrong” and what we need is common decency?
Terrence McGovern - 6 October 2010 --- Articlink
Terrence McGovern - 6 October 2010 --- Articlink
11 Temmuz 2013 Perşembe
A Duck Hears Also
To listen is an effort, and just to hear is no merit. A duck hears also.
Igor Stravinsky
Igor Stravinsky
6 Nisan 2012 Cuma
3 Mart 2012 Cumartesi
S. Prokofiev - The Love For Three Oranges Suite
Sergei Sergeyevich Prokofiev (23 April 1891 – 5 March 1953) was a Russian composer, pianist and conductor
20 Ocak 2012 Cuma
Mutlu Olmak İstiyorum
Ben beş yaşındayken, annem her zaman bana mutluluğun hayatın anahtarı olduğunu anlatırdı. Okula başladığım zaman, sınavda bana büyüyünce ne olmak istediğimi sorduklarında 'Mutlu olmak istiyorum.' yazdım. Onlar bana soruyu anlamadığımı söylediler, ben de onlara hayatı anlamadıklarını söyledim.
13 Kasım 2011 Pazar
22 Ekim 2011 Cumartesi
17 Ekim 2011 Pazartesi
Grand Island
A Band From Norway, Oslo, formed in 2004. We are expecting to see bands like them. Perfectly timing progressive style. An affective, surprising vocal.
Eirik Iversen - Bass
Inge Brodersen - Bass (2004–2008)
Nils Brodersen - Drums / Perc
Jon Iver Helgaker - Keys / Vocals
Espen Gustavsen- Vocals / Guitar
Pål Gustavsen - Banjo / Guitar / Vocals
6 Temmuz 2011 Çarşamba
25 Mayıs 2011 Çarşamba
20 Ekim 2010 Çarşamba
BBC Music - Tüm Zamanların En İyi 20 Piyanisti
1. Sergey Rachmaninov (1873-1943) Rus.
2. Arthur Rubinstein (1887-1982) Polonyalı.
3. Vladimir Horowitz (1903-1989) Rus.
4. Sviatoslav Richter (1915-1997) Rus.
5. Alfred Cortot (1877-1962) İsviçreli/Fransız.
6. Dinu Lipatti (1917-1950) Rumen.
7. Artur Schnabel (1882-1951) Avusturyalı.
8. Emil Gilels (1916-1985) Rus.
9. Martha Argerich (1941- ) Arjantinli.
10. Arturo Benedetti Michelangeli (1920-1995) İtalyan.
11. Krystian Zimerman (1956- ) Polonyalı.
12. Ignaz Friedman (1882-1948) Polonyalı.
13. Radu Lupu (1945- ) Rumen.
14. Edwin Fischer (1886-1960) İsviçreli.
15. Wilhelm Kempff (1885-1991) Alman.
16. Murray Perahia (1947- ) Amerikan.
17. Glenn Gould (1932-1982) Kanadalı.
18. Walter Gieseking (1895-1956) Alman.
19. Josef Hofmann (1876-1957) Polonyalı.
20. Claudio Arrau (1903-1991) Şilili.
2. Arthur Rubinstein (1887-1982) Polonyalı.
3. Vladimir Horowitz (1903-1989) Rus.
4. Sviatoslav Richter (1915-1997) Rus.
5. Alfred Cortot (1877-1962) İsviçreli/Fransız.
6. Dinu Lipatti (1917-1950) Rumen.
7. Artur Schnabel (1882-1951) Avusturyalı.
8. Emil Gilels (1916-1985) Rus.
9. Martha Argerich (1941- ) Arjantinli.
10. Arturo Benedetti Michelangeli (1920-1995) İtalyan.
11. Krystian Zimerman (1956- ) Polonyalı.
12. Ignaz Friedman (1882-1948) Polonyalı.
13. Radu Lupu (1945- ) Rumen.
14. Edwin Fischer (1886-1960) İsviçreli.
15. Wilhelm Kempff (1885-1991) Alman.
16. Murray Perahia (1947- ) Amerikan.
17. Glenn Gould (1932-1982) Kanadalı.
18. Walter Gieseking (1895-1956) Alman.
19. Josef Hofmann (1876-1957) Polonyalı.
20. Claudio Arrau (1903-1991) Şilili.
15 Ekim 2010 Cuma
26 Nisan 2010 Pazartesi
Kim bu John Lennon?
Jim Tarbuck (Komedyen, John Lennon'ın ilkokul arkadaşı ve ömür boyu dostu) : ...Sessiz sedasız biri değildi, bir münakaşa varsa mutlaka içindeydi. Yoko Ono'yla takılmaya başlayınca pasifist oldu, ama kabadayı bir tarafı vardı. Kavgaya girmekten çekinmezdi. Yaşı kemale erdiğinde âlemci oldu. Bir partide içkime gizlice speed hapı attı, dört gün boyunca tavşan gibi dolaştım. Kıyak oğlandı, tam bir takım oyuncusuydu.
Rod Davies (Lennon'ın 1956'da kurduğu grubu Quarrymen'in gitaristi. Gruba Paul Mc Cartney katılınca ona yol gözüktü.): Aramızdaki en iyi solist John'du, fakat hiçbirimiz ondaki müzikal kabiliyetin farkında değildik. O zamanlar göze çarpan kabiliyeti karikatüristliğiydi. "Daily Howl" adını verdiği karikatür defteri okulda elden ele dolaşırdı. Öğretmenler odasında bile kahkahalara sebep olurdu. Kural tanımaz bir öğrenciydi, sınırlara riayet etmezdi.
Bill Harry (Lennon'ın Liverpool Sanat Akademisi'ndeki yakın arkadaşı. Liverpool'un ilk rock'n roll dergisi Mersey Beat'in kurucusu, editörü.): O zamanlarki favorisi Just William serisinin yazarı Richmal Crompton'dı. Ama bir numaralı kitabı Alis Harikalar Diyarında'ydı. Bana Amerikalı sanatçı Steinberg'i hatırlatırdı, çizgisi çok kıvraktı. Ama çok asiydi. Bir keresinde hoca "bir tersane çizeceksiniz" dedi. O ödevde John sınıf sonuncusu oldu. Çünkü herkes vinçler, işçiler filan çimzişti, John ise sadece bir ayak çizmişti.
Rod Davies (Lennon'ın 1956'da kurduğu grubu Quarrymen'in gitaristi. Gruba Paul Mc Cartney katılınca ona yol gözüktü.): Aramızdaki en iyi solist John'du, fakat hiçbirimiz ondaki müzikal kabiliyetin farkında değildik. O zamanlar göze çarpan kabiliyeti karikatüristliğiydi. "Daily Howl" adını verdiği karikatür defteri okulda elden ele dolaşırdı. Öğretmenler odasında bile kahkahalara sebep olurdu. Kural tanımaz bir öğrenciydi, sınırlara riayet etmezdi.
Bill Harry (Lennon'ın Liverpool Sanat Akademisi'ndeki yakın arkadaşı. Liverpool'un ilk rock'n roll dergisi Mersey Beat'in kurucusu, editörü.): O zamanlarki favorisi Just William serisinin yazarı Richmal Crompton'dı. Ama bir numaralı kitabı Alis Harikalar Diyarında'ydı. Bana Amerikalı sanatçı Steinberg'i hatırlatırdı, çizgisi çok kıvraktı. Ama çok asiydi. Bir keresinde hoca "bir tersane çizeceksiniz" dedi. O ödevde John sınıf sonuncusu oldu. Çünkü herkes vinçler, işçiler filan çimzişti, John ise sadece bir ayak çizmişti.
19 Ocak 2010 Salı
400 Milyonu Yenmek
Her boşalımda dört yüz milyon sperm vajinaya yayılır. Yolda yürürken çevrendeki tiplere bak bir. Sadece bak. Her birinin burada olmak için 400 milyon kişiyi yendiğini düşünmek biraz zor değil mi?
(Tom Waits)
(Tom Waits)
16 Ekim 2009 Cuma
Tom Waits - Soğancığın İsyanı
- Size zor gelen şeyler neler?
- Genellikle gerçeği ve hayali iç içe yaşıyorum. benim gerçeğimin, bir ampülün duya olan ihtiyacı gibi, hayale ihtiyacı var. Hayal gücümün de, bir körün değneğine duyduğu ihtiyaç gibi gerçeğe ihtiyacı var. Matematik bana zor gelir. Harita okumak zor gelir. Emirlere uymak da. Ayrıca marangozluk, elektronik, sıhhi tesisat, hadiseleri doğru hatırlamak, çengelli iğne bulmak, sabır, Çince sipariş vermek, Almanca müzik seti kılavuzu...
- En çok sevdiğiniz film sahneleri neler?
- Kızgın Boğa'da De Niro'nun ringde olduğu sahneler. "Cennet Bekleyebilir"de Julie Christie'nin "bir fincan kahve ister misin?" dediği andaki yüz ifadesi. "Cennetin Doğusu!'nda James Dean'in kalp krizi geçiren babasının başucunda otururken hemşireyi odadan kovması. "Touch Evil"da Marlen Dietrich!in "o, erkeğin hasıydı" deyişi. Nick Cage'in "Vampirin Öpücüğü"nde bir amamböceği yiyişi. "Chinatown"un final sahnesi. Rod Steiger'ın "Rehin"de altın ahakkında söyledikleri. Brando'nun Baba'daki ölüm anı. Lee Marvin'in "Kuzeyin İmparatoru"nda yük vagonunun altında gidişi. Dennis Weaver'ın "Touch Of Evil"da, küçük bir ağaca tutunarak "ben gecelerin insanıyım" deyişi. "Eastwick'in Cadıları"nda Jack Nicholson'ın kiliseye girişi. "Blade Runner"da Rutger Hauer'ın ölürken çektiği söylev. "Define Adası"nda tavernadaki kör adam. "Zorba"da Anthony Quinn'in kumsaldaki dansı.
- En olmadık yerlerde tanık olduğunuz en olmadık şeyler ne?
- Brezilya'da kral tahtını andıran boyacı sandıkalrı. Reno'daki bir rehincinin vitrinindeki takma dişler. Müthiş akustik: Hapishanede. Şahane mönü: Tulsa-Oklahoma havaalanında. Portekiz'in Fatima kentindeki hediyelik eşya dükkanları. bir Morrissey konserindeki Chicano (Meksikalı Amerikalı) kitlesi. Büyük yoksulluk: Washington D.C.'de. Evsiz bir adamın, Çin mahallesindeki bir çöplükte, müthiş güzel opera sesiyle "bakteri" kelimesini şarkı söyler gibi söylemsi. En güzel atların New York'ta olması. St. Louis sakinlerinin ekseriyetinin kırmızı pantalon giymesi. Baltimore'da 1890'da görülen bir cinayet davasında bir katil zanlısının suçlu bulunmasına rağmen serbest bırakılması. Yargıç kararı okurken şöyle diyor: "Suçlusunuz bayım, fakat masum bir insanı hapse atamam." Mesele şu: Katil, siyam ikizi.
- Keşke dünyaya daha erken gelseydim, dedirten, kaçırdığınız için hayıflandığınız neler var?
- Vodvil. Kültürlerin karışımı ve tuhaf melezlikler. Delta Blues gitaristleri ve Hawaili müzisyenlerin bir araya gelmelerinin sonucu olarak slide gitarın bugün bizim Afro-Amerikan dediğimiz ortak müzikal dil olarak benimsenmesi. Birçok kültür gibi o da çapraz döllenme eseri. Goerge Burns, çok sevdiğim bir vodvil sanatçısıydı. Ne söylerse söylesin, iğneleyici, soğukkanlı, merak uyandırıcı ve komikti. Dans da ederdi. Şöyle demişti: "Maalesef bu ülkeyi yönetmeyi bilenler direksiyon sallamakla ya da saç kesmekle meşgul.
-Neleri merak ediyorsunuz?
- Jokeyler atlarına neler söyler? Otoyol kanarında bir ağaç olmak nasıl bir duygu? Dünya insanoğlunu ne zaman sırtından silkeleyip atacak? bir gazete kesekağıdı olduğunda ne hisseder? Bazen keman siyam kedisi gibi ses çıkarır; ilk keman telleri kedi bağırsağından yapılmış, arada bir bağlantı var mı? Günün birinde insanoğlu robotlarla evlenecek mi? Elmas, sadece sabırlı bir kömür parçası mı? Ella Fitzgerald hakikaten bir şarap kadehini sesiyle kırdı mı?
- Korktuğunuz şeyler neler?
- Uçak yolculuğunda türbülans. Siren sseleriylel el fenerlerinin buluşması. McCain'nin seçimleri kazanması. Ellerinde makinalı tüfek olan Almanlar.
- Sevdiğiniz sesler?
- Atların ve trenlerin gelişi. Okulun paydos zilinde çocuklar. Aç kargalar. Orkestranın akort yapması. Eski westernlerdeki bar piyanosu. Lunapark treni. Buzun eriyişi. Matbaa. Transistörlü radyoda maç nakli. Bir apartmanın penceresinden gelen piyano deris. Traktör. Eski yazarkasalar. Tap dansçıları. Arjantin'deki futbol tribünleri. Kalabalık bir lokantanın mutfağı. Sis düdüğü. Eski filmlerdeki gazete büroları. Fillerin yürüyüşü. Sucuğun kızarması. Boks ringindeki gong. Çince tartışma. Langırt. Kestane fişeği. Zippo çakmak. traktör. Theremin. Güvercinler. Martılar Baykuşlar. Kumrular.
Roll'un 6 No'lu Özel Sayısı'ndan Alıntılanmıştır.
- Genellikle gerçeği ve hayali iç içe yaşıyorum. benim gerçeğimin, bir ampülün duya olan ihtiyacı gibi, hayale ihtiyacı var. Hayal gücümün de, bir körün değneğine duyduğu ihtiyaç gibi gerçeğe ihtiyacı var. Matematik bana zor gelir. Harita okumak zor gelir. Emirlere uymak da. Ayrıca marangozluk, elektronik, sıhhi tesisat, hadiseleri doğru hatırlamak, çengelli iğne bulmak, sabır, Çince sipariş vermek, Almanca müzik seti kılavuzu...
- En çok sevdiğiniz film sahneleri neler?
- Kızgın Boğa'da De Niro'nun ringde olduğu sahneler. "Cennet Bekleyebilir"de Julie Christie'nin "bir fincan kahve ister misin?" dediği andaki yüz ifadesi. "Cennetin Doğusu!'nda James Dean'in kalp krizi geçiren babasının başucunda otururken hemşireyi odadan kovması. "Touch Evil"da Marlen Dietrich!in "o, erkeğin hasıydı" deyişi. Nick Cage'in "Vampirin Öpücüğü"nde bir amamböceği yiyişi. "Chinatown"un final sahnesi. Rod Steiger'ın "Rehin"de altın ahakkında söyledikleri. Brando'nun Baba'daki ölüm anı. Lee Marvin'in "Kuzeyin İmparatoru"nda yük vagonunun altında gidişi. Dennis Weaver'ın "Touch Of Evil"da, küçük bir ağaca tutunarak "ben gecelerin insanıyım" deyişi. "Eastwick'in Cadıları"nda Jack Nicholson'ın kiliseye girişi. "Blade Runner"da Rutger Hauer'ın ölürken çektiği söylev. "Define Adası"nda tavernadaki kör adam. "Zorba"da Anthony Quinn'in kumsaldaki dansı.
- En olmadık yerlerde tanık olduğunuz en olmadık şeyler ne?
- Brezilya'da kral tahtını andıran boyacı sandıkalrı. Reno'daki bir rehincinin vitrinindeki takma dişler. Müthiş akustik: Hapishanede. Şahane mönü: Tulsa-Oklahoma havaalanında. Portekiz'in Fatima kentindeki hediyelik eşya dükkanları. bir Morrissey konserindeki Chicano (Meksikalı Amerikalı) kitlesi. Büyük yoksulluk: Washington D.C.'de. Evsiz bir adamın, Çin mahallesindeki bir çöplükte, müthiş güzel opera sesiyle "bakteri" kelimesini şarkı söyler gibi söylemsi. En güzel atların New York'ta olması. St. Louis sakinlerinin ekseriyetinin kırmızı pantalon giymesi. Baltimore'da 1890'da görülen bir cinayet davasında bir katil zanlısının suçlu bulunmasına rağmen serbest bırakılması. Yargıç kararı okurken şöyle diyor: "Suçlusunuz bayım, fakat masum bir insanı hapse atamam." Mesele şu: Katil, siyam ikizi.
- Keşke dünyaya daha erken gelseydim, dedirten, kaçırdığınız için hayıflandığınız neler var?
- Vodvil. Kültürlerin karışımı ve tuhaf melezlikler. Delta Blues gitaristleri ve Hawaili müzisyenlerin bir araya gelmelerinin sonucu olarak slide gitarın bugün bizim Afro-Amerikan dediğimiz ortak müzikal dil olarak benimsenmesi. Birçok kültür gibi o da çapraz döllenme eseri. Goerge Burns, çok sevdiğim bir vodvil sanatçısıydı. Ne söylerse söylesin, iğneleyici, soğukkanlı, merak uyandırıcı ve komikti. Dans da ederdi. Şöyle demişti: "Maalesef bu ülkeyi yönetmeyi bilenler direksiyon sallamakla ya da saç kesmekle meşgul.
-Neleri merak ediyorsunuz?
- Jokeyler atlarına neler söyler? Otoyol kanarında bir ağaç olmak nasıl bir duygu? Dünya insanoğlunu ne zaman sırtından silkeleyip atacak? bir gazete kesekağıdı olduğunda ne hisseder? Bazen keman siyam kedisi gibi ses çıkarır; ilk keman telleri kedi bağırsağından yapılmış, arada bir bağlantı var mı? Günün birinde insanoğlu robotlarla evlenecek mi? Elmas, sadece sabırlı bir kömür parçası mı? Ella Fitzgerald hakikaten bir şarap kadehini sesiyle kırdı mı?
- Korktuğunuz şeyler neler?
- Uçak yolculuğunda türbülans. Siren sseleriylel el fenerlerinin buluşması. McCain'nin seçimleri kazanması. Ellerinde makinalı tüfek olan Almanlar.
- Sevdiğiniz sesler?
- Atların ve trenlerin gelişi. Okulun paydos zilinde çocuklar. Aç kargalar. Orkestranın akort yapması. Eski westernlerdeki bar piyanosu. Lunapark treni. Buzun eriyişi. Matbaa. Transistörlü radyoda maç nakli. Bir apartmanın penceresinden gelen piyano deris. Traktör. Eski yazarkasalar. Tap dansçıları. Arjantin'deki futbol tribünleri. Kalabalık bir lokantanın mutfağı. Sis düdüğü. Eski filmlerdeki gazete büroları. Fillerin yürüyüşü. Sucuğun kızarması. Boks ringindeki gong. Çince tartışma. Langırt. Kestane fişeği. Zippo çakmak. traktör. Theremin. Güvercinler. Martılar Baykuşlar. Kumrular.
Roll'un 6 No'lu Özel Sayısı'ndan Alıntılanmıştır.
13 Şubat 2009 Cuma
Yalnızlıkla Nasıl Başa Çıkılır? - Wilco
Yalnızlıkla nasıl başa çıkılır?
Hep yüzün gülsün bir kere
Beyhude fırçala dişlerini
Yalanlarla törpüle
Ve kötü giden şeyler
Bırakmaz hiç peşini
İşte böyle başa çıkılır yalnızlıkla
Gül her şakaya
Sürüklen yorganınla sağa sola
Doldur göğsünü dumanla
Ve istediğin ilk şey
İhtiyacın olan son şey olacak
Böyle başa çıkarsın onunla
Hep yüzün gülsün yeter ki
Hep yüzün gülsün bir kere
Beyhude fırçala dişlerini
Yalanlarla törpüle
Ve kötü giden şeyler
Bırakmaz hiç peşini
İşte böyle başa çıkılır yalnızlıkla
Gül her şakaya
Sürüklen yorganınla sağa sola
Doldur göğsünü dumanla
Ve istediğin ilk şey
İhtiyacın olan son şey olacak
Böyle başa çıkarsın onunla
Hep yüzün gülsün yeter ki
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





