6 Aralık 2007 Perşembe
FossurGama Sunar: Bara Giriş
FossurGama Sunar: Fatura
FossurGama Sunar: İntikam Bokuna
3 Aralık 2007 Pazartesi
FossurGama Sunar – Ergenlik Gözyaşları
FossurGama Sunar: Saçlı Başlı
FossurGama Sunar: Sınav Zamanı
24 Kasım 2007 Cumartesi
FossurGama Sunar: Canlandırma – Piknik.
22 Kasım 2007 Perşembe
FossurGama Haberler
Gülhane’de cemaatini hipnotize edip kendi özel işlerinde kullanan A.Ö. isimli imam yakalandı. Gece geç vakit hala eve gelmeyen eşi Dursun K.’yı arayan Ayşe K. kocasını imam efendinin bahçesinde halıları yıkarken bulunca ve yanında, aslında aleme pek düşkün olan on beş kadar kişiyi çamaşırları çitilerken ve bahçeyi çapalarken görünce şüphelendi. İçeriye giren Ayşe hanım iki erkeğin de yemek işine giriştiğine ve Ayı Celal diye bilinen kasabın ise imamın ayaklarını yıkadığını görünce durumu polise intikal ettirdi. İmam A. Ö., komiseri ve polisleri de hipnoz edip kaçsa daİpsala sınırını geçerken, hipnozdan falan anlamayan ve üstleri tarafından kendisinde biraz zeka geriliği olduğu belirtilen Ağrılı Mehmet er tarafından vurularak yargıya teslim edildi.
FGH-Gülhane
Üretim Çifliği
Trabzon’da balina üretim çiftliği kuruldu. Şimdilik biri dişi biri erkek iki balinayla üretime başlayan Kabak Çekirdeği adlı şirketin yönetim kurulu üyesi Tahsin Selim gelecekten ümitli olduklarını, bu iki balinanın sayısının çok yakında yüzleri, binleri bulacağını söyledi. Bu arada balinaların küçük havuzlarda gerek duyulmaz diye kuyruk ve yüzgeç bölümlerinin şimdiden kesilip satıldığı ve yem olarak da plankton yerine gübre verildiği saptandı.
FGH- Trabzon
Elmasın Değersizi
Geçenlerde Ümraniye çöplüğünde, neredeyse topkapı elması kadar değerli bir mücevher bulunmuş, sahibinin bu değerli parçayı nasıl olup da çöpe attığı anlaşılamamıştı. Aradan geçen bir haftada devlet yetkilileri mücevherin gerçekten de iğrenç koktuğunu ve ne kadar değerli olursa olsun işe yaramayacağını söyleyerek tekrar çöplüğe bıraktılar.
FGH- İstanbul
Maymun Selami Bunalımda
Hayvanat Bahçesi’nin sevgilisi Selami adındaki maymun bunalıma girdi. Salı günü, bir maganda tarafından elle tacize uğrayan Selami’nin sadece kıçını duvarlara vererek yürüyebildiği ve yemeden içmeden kesildiği belirtildi. Bazı görgü tanıkları, Selami’nin arka kılları dökülünce götünün kabak gibi ortaya çıkmasının bu edepsizlikte önemli rol oynadığını öne sürdüler. Bu konuşmaları yapan arkadaşların ellerinde biralarla orada muhabbete durduğu da gözlerden kaçmadı.
FGH- İstanbul
Yeni Kanal
Sonunda ülkemizde de medya alanında dünyayı sallayacak önemli bir oluşuma imza atıldı. Ağır çekim kanalı. Her türlü programın ağır çekimlerle sunulduğu Molla kanalını izleyenler, artık hiçbir sahneyi kaçırmadıkları için çok mutlu olduklarını söyleyip, keşke tekrar çekim kanalı da kurulsa, ağır çekim kanalında sevdikleri bazı sahneleri orada bir kez daha seyredebilseler, diye de yorum yaptılar.
FGH- İstanbul
Şöförlerin Çilesi
Tehlikeli durumlarda şöförün düğmeye basarak kendisini otobüs dışına fırlattığı sistemin, düğme yerleri yanlış belirlenince kötü niyetli yolcular tarafından gerekli gereksiz kullanılarak suyu çıkarıldı. İlk haftada, toplam otuz yedi şöför hastaneye düşünce İstanbul Belediyesi, otobüsleri duraklara çekip sistemi devre dışı bırakmayı daha uygun gördüğünü açıkladı.
FGH- İstanbul
21 Kasım 2007 Çarşamba
FossurGama Sunar: Sesli Çocuk Kitapları
FossurGama Sunar: Bir Kaza
16 Kasım 2007 Cuma
FossurGama’dan Hastalıklı Diyaloglar
“Kardeşim. Atıma et yediriyorum devamlı. Anasını zükecem altılının yakında.”
“?”
“Tam ölürken “Açıl susam açıl,” diye bağırınca cennetin kapısı açılıyormuş bilader.”
“O zaman herkes boşu boşuna şehadet getiriyor.”
“Aynen öyle.”
“Ben annemi yatırıp bi güzel şaapmak istiyorum doktor bey.”
“Bir şeyiniz yok beyefendi, sadece ödip kompleksi bu...”
“Hişt! Bırak lan! Allah Allaah. Kendininkileri yesene oğlum, başkasının tırnağını yemek nasıl bir hastalık!”
“Çabuk dışarı. Defol!”
“Öhhö, niye canım, nooldu?”
“Kamasutra sırasında orgazm olmak yasak, bilmiyor musun?”
FossurGama Sunar: Canlandırma – Sihirbaz.
13 Kasım 2007 Salı
FossurGama Sunar: Hatırlasana Necla
O anda “Necla?” dedi birisi hayret içeren bir tonda.
Döndü hem Yakup hem Necla, ikisi birden ve tepelerinde dikilen uzun ince çocuğa baktılar.
Necla onu tanıdı bu sefer hemencecik ve kıpkırmızı bir utanç yürüdü yüzüne. Şeey, şeey diye gevelerken nasıl açıklayacağını bilemiyordu olanları.
Yakup anladı ama. Bir kez daha... Bir iki gün işi çıkmıştı şehir dışında ve yine onu unutarak birisiyle tanışıp takılmaya başlamıştı Necla. Şimdi bir de bu çocuğu teskin etmekle uğraşacaktı işi yoksa...
FossurGama Sunar: O da Ne?
Ve birden, plop diye dışarı düşüp suları kıçına sıçrattı şey.
Eğilip baktı hemen, boyutu ne acaba, diye ve saçları diken diken olup hemen ayağa dikildi korkuyla.
Orada bir yumurta duruyordu kocaman, yeşil...
Kapıyı açıp içeri koşturur ve “Anne annee!” diye böğürürken, hüngür hüngür ağlıyordu artık Sinan.
9 Kasım 2007 Cuma
FossurGama Sunar: Canlandırma – Perde
FossurGama Sunar: Canlandırma - Japon Usulü
8 Kasım 2007 Perşembe
FossurGama Sunar: Martı
İşte o anda.
Haşırt diye durup, küçük kanat hareketleriyle yavaşça ona döndü martı.
Kızgınlığı geçmemişti Celal’in. “Sana dedim lan orospu çocuğu,” diye bağırdı yeniden.
Ama şimdi yavaş yavaş yaklaşıyor ve boynunu kıra kıra, gagasını oraya buraya savura savura çığlıklar atıyordu martı.
Bir daha küfür edecek oldu ama vazgeçti Celal. Tırsmıştı. Geriledi adım adım ve kızları falan takmadan birden kaçmaya başladı.
Martı da peşinden tabii...
FossurGama Sunar: Açılın
Sonrasında zar zor tuttular onu, geriye çektiler ve azarlamalar başladığında o şöyle dedi: “Allah Allah, bana böyle öğretmişlerdi yaa.”
Boğulan adama noolduğunu soruyorsanız, onu bilemem. Bu kadarına bakıp gittim, çok işim vardı...
29 Ekim 2007 Pazartesi
FossurGama Sunar: Katkı Payı
Eğilir Selami ve konuşur kısık sesle.
“Karınız bugün bakkal Ahmet’e, bir de yan apartmandan Turhan beye verdi.”
Bakar Nadir bey gözlerini kısarak. “Eee, kaç lira tuttu, yani?” diye sorar sonra.
“75 toplam.”
“İyi, beşini kendine al, on beşini karıma ayır, gerisini apartman gelir kutusuna at. Çatıyı yaptırmak için karılarımız biraz daha çalışmalı. Bu böyle olmayacak.”
FossurGama Sunar: Kız İsteği
“Bir karı be arkadaş,” diyor diğeri. “Nasıl olursa olsun, bir karı işte...”
O sırada bir çığlık kopuyor tiz ve masalarının üstüne çotank, tokark ve gümbürdenek sesleriyle özetlenebilecek bir şekilde çırılçıplak bir kız düşüyor. Onlar kendilerini sandalyelerinden geriye atmış, dehşet içinde kızın morarmış sağ şakağına, kırılmış boynuyla aşağıya dönmüş kafasına ve çatlak masadan aşağıya akan kanlara bakıyorlar az sonra.
Sevtap bu. Depresyona girip, evin içinde iki saat kadar çırılçıplak volta attıktan ve iki şişe votkayı mideye indirdikten sonra kendisini aşağıya bırakmış zavallı bir kız sadece...