Nizâm ve intizâmları (düzenleri) bunun üzerine câridir kim (yürür ki) bir mücrim (suçlu) adamı katl veya salb etmezler (öldürmez ya da asmazlar) Daruga (yerel yargıç) ve muhtesip mücrimleri meydân-i siyasete getirip Allâhümme âfenâ (Tanrı korusun) cellâd-i bî âmânla (acımasız cellâdla) ol mücrimlere âmân vermeyip üstâd-i kâmil cellâdların 360 aded işkence şebgencesin üç gün üç gecede icrâ eder.
Evvelâ üç yüz tâziyâne (kamçı) kırbaç ve şübend ve kirfîl vurur. Ba'dehû (bundan sonra) dizlerine nakara zahmesi (kayışı) keserâtı vurur. Andan (ondan sonra) tırnaklarına kamış yürütür. Andan cümle vücudun dağlağılar ile dağlar ve yağlı bürümceği ipiyle yutturup, ipiyle bürümceği çektikte bağırsakları ve mi'desin (midesini) taşra (dışarı) çıkarırken elbette ol adam cürmün (suçunu) ikrâr eder (söyler) Ve yağlı sünger yutturur ve sakaklarına (gıdısına) gazâl (akgeyik) aşığı bağlar ve şakağına ve alnına at mıhları ve at nalları mıhlar ve dirseklerinden tüfekçi burgusuyla dizlerinden delip burgu tabanı altından çıkar. Ba'dehû tava içre kurşunu kızdırıp, burgu deliğinden döküp iliğiyle bile (birlikte) kurşunu akar ve iki ellerinin ve iki ayağı başparmaklarının dördün bir yere bend edip (bağlayıp) kemend ile dâra ber-dâr edip (darağacına asıp), altından kibrit ve eşek sidiği buhûr verir. Fakîr âdemin (zavallı adamın) feryâdı evce çıkar (göğe yükselir) Ve arkasından küreklerin ve kaburga ve dalısın (kürekkemiğini) ve enegilerin (çenekemiklerini) çıkarıp, andan (ondan sonra) çarmıha gerip, arkasından sırımlar (dilim dilim derileri) çıkarıp, omuzlarına rih-i şem'ler (erimiş mumlar) çirâğân eder. Ve hayâlarını kemend ile boğar ve burnuna kara çalı dikeni sokar ve başına kızgın tas ve gözüne mil çeker ve nicesinin zekerin (erkeklik örgenini) dübüründen (kıçından) çıkarır. Ve nicesinin dübürün göbeğinden çıkarıp sûrresinden (göbeğinden) efşân eder. (saçar) Allâhûmme âfenâ (Tanrı korusun) Ve âdemin ödün (ödünü) koltuğu altından çıkarır. Ve sinirlerin kesip hırsıları leng (topal) eder. Ve yalan şâhide damga vurup, burnun ve kulağun budar. Ve düzdânların (hırsızların) ellerin ve ayakların keserler. Ve âdemi (adamı) yedi gûna çengâle (çengele) vurup ve yedi tür kazığa vurup, üç gün üç gece ibret-i âlem, ıslah-i beniâdem için (herkese ibret olsun, insan oğlu ıslah olsun diye) böyle işkence ederler.....
Tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Aralık 2008 Cuma
27 Mart 2008 Perşembe
21 Mart’ın Önemi
Sümerler’de beş bin yıl önce: Ana tanrıçanın sevgilisi Tammuz, her yıl ölüp yeraltına girermiş! Yer altı tanrıçası üzerine can suyu serptiğinde, sevgilisi bitkiler ile birlikte martta yeniden doğarmış…
Kutsal Kitapalara göre: … ve tanrı Adem’i 21 Mart’ta yaratmış! …ve tanrı Nuh’un gemsini 21 Mart’ta selamete çıkartmış!
Anadolu’nun yerli halkı Hattiler’e göre: Kışın verimsizliğini, baharın gecikmesini yeraltında bitkilerin kölerini yiyen “Illuyankaş” adlı bir dev yılanla yorumlarlarmış. Tarılardan biri mart ayında yılanı öldürünce “Purulliyaş” (toprak) bayramı ile baharın gelişi kutlanırmış.
Hititler ise martta “an tah sum(çiğdem)” bayramını törenlerle kutlar; baharı, yeni yılı karşılarlardı.
İÖ. 560’ta kadim Yunanistan’da 9-13 Mart arasında “bahar-yeni yıl” eğelencelerle karşılanır, geceleri çıralarla odunlar “ateş”lenirdi. (Miladi takvime göre 9 martın 21 Mart olduğu belirlendi)
İÖ 487 Pers Kralı Büyük Darius Persepolis’teki görkemli sarayında martta “nev-ruz”u (yeni gün) kutlar oldu.
Kürt inançlarına göer; aynı tarihlerde Mezopotamya’da Asurluların zalim kralı, baharın gelmesini yılanlarla engelliyordu. İki Kürt genci, yılanlara kurban edilen her iki çocuktan birini kurtarmaya, Kava adlı bir “demirci” kurtulanları eğitmeye başladı. Kava’nın önderliğinde 20 Mart’ta saraya yürüyüşe geçtiler. Kava, bir çekiç darbesi ile kralı öldürdü. Kava, tepelerde yaktığı ateşlerle zaferi kutladı. Ertesi günü 21 Mart’ta da ülkeye bahar geldi.
Hristiyanlara göre 21 Mart İsa’nın “yeniden doğum” günüdür. (Paskalya)
Trakya’da Müslümanlar da “yarı kuzu” dedikleri haşlanmış yumurtaya karabiber-tuz ekip 21 Mart’ta yiyerek baharı karşılarlar.
Müslümanlara göre Hz. Ali 21 Mart’ta halife olmuştur. Alevilere göre ise Hz. Ali 21 Mart’ta doğmuştur.
16 yy’da Mutasavvıf Hekim Merkez Efendi’nin Manisa’da Sultan Camii minaresinden 21 Mart’ta atmaya başladığı, 41 değişik “bahar-at”tan oluşan mesir macununun “üretim” gücüne inanılır.
Türk mitolojisinde, Orta Asya’nın Türkleri çıkışı olmayan dağlar arasında kalır (Ergene(vadi)kon(sarp)), sonradan bir demirci dağda demir madeni olduğunu, eriterek çıkabileceklerini Kağan’a anlatır ve dağda ateşler yakarak 21 Mart’ta kurtuluşa ulaşırlar.
Güneşin ekvatora tam dik açıyla geldiği 21 Mart’ta hem gündüzle gece eşitlenir hem de dünyanın güneyi ile kuzeyinde de bu eşitlik gerçekleşir.
Haa, bir de 21 Mart’ta Cumhuriyet’in yılmaz savaşçısı İlhan Selçuk Türklere tek çıkış yolu olan Atatürk’ün laikliğinin aydınlanma olduğunu gösterdiği gerekçesi ile Ergenekon suçlaması ile gözaltına alınmıştır.
(Bilgiler ve yorumlar Özgen Acar’ın Kavşak köşesinden alınarak derlenmiştir.)
Kutsal Kitapalara göre: … ve tanrı Adem’i 21 Mart’ta yaratmış! …ve tanrı Nuh’un gemsini 21 Mart’ta selamete çıkartmış!
Anadolu’nun yerli halkı Hattiler’e göre: Kışın verimsizliğini, baharın gecikmesini yeraltında bitkilerin kölerini yiyen “Illuyankaş” adlı bir dev yılanla yorumlarlarmış. Tarılardan biri mart ayında yılanı öldürünce “Purulliyaş” (toprak) bayramı ile baharın gelişi kutlanırmış.
Hititler ise martta “an tah sum(çiğdem)” bayramını törenlerle kutlar; baharı, yeni yılı karşılarlardı.
İÖ. 560’ta kadim Yunanistan’da 9-13 Mart arasında “bahar-yeni yıl” eğelencelerle karşılanır, geceleri çıralarla odunlar “ateş”lenirdi. (Miladi takvime göre 9 martın 21 Mart olduğu belirlendi)
İÖ 487 Pers Kralı Büyük Darius Persepolis’teki görkemli sarayında martta “nev-ruz”u (yeni gün) kutlar oldu.
Kürt inançlarına göer; aynı tarihlerde Mezopotamya’da Asurluların zalim kralı, baharın gelmesini yılanlarla engelliyordu. İki Kürt genci, yılanlara kurban edilen her iki çocuktan birini kurtarmaya, Kava adlı bir “demirci” kurtulanları eğitmeye başladı. Kava’nın önderliğinde 20 Mart’ta saraya yürüyüşe geçtiler. Kava, bir çekiç darbesi ile kralı öldürdü. Kava, tepelerde yaktığı ateşlerle zaferi kutladı. Ertesi günü 21 Mart’ta da ülkeye bahar geldi.
Hristiyanlara göre 21 Mart İsa’nın “yeniden doğum” günüdür. (Paskalya)
Trakya’da Müslümanlar da “yarı kuzu” dedikleri haşlanmış yumurtaya karabiber-tuz ekip 21 Mart’ta yiyerek baharı karşılarlar.
Müslümanlara göre Hz. Ali 21 Mart’ta halife olmuştur. Alevilere göre ise Hz. Ali 21 Mart’ta doğmuştur.
16 yy’da Mutasavvıf Hekim Merkez Efendi’nin Manisa’da Sultan Camii minaresinden 21 Mart’ta atmaya başladığı, 41 değişik “bahar-at”tan oluşan mesir macununun “üretim” gücüne inanılır.
Türk mitolojisinde, Orta Asya’nın Türkleri çıkışı olmayan dağlar arasında kalır (Ergene(vadi)kon(sarp)), sonradan bir demirci dağda demir madeni olduğunu, eriterek çıkabileceklerini Kağan’a anlatır ve dağda ateşler yakarak 21 Mart’ta kurtuluşa ulaşırlar.
Güneşin ekvatora tam dik açıyla geldiği 21 Mart’ta hem gündüzle gece eşitlenir hem de dünyanın güneyi ile kuzeyinde de bu eşitlik gerçekleşir.
Haa, bir de 21 Mart’ta Cumhuriyet’in yılmaz savaşçısı İlhan Selçuk Türklere tek çıkış yolu olan Atatürk’ün laikliğinin aydınlanma olduğunu gösterdiği gerekçesi ile Ergenekon suçlaması ile gözaltına alınmıştır.
(Bilgiler ve yorumlar Özgen Acar’ın Kavşak köşesinden alınarak derlenmiştir.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)